şiirlerle tanımlı bir kadındı
ve şiirlerle tanımsız,
belki şiirler yüzünden tanımsız.
en mutlu günlerinde açıp okurdu tezer özlü’yü diğerlerinin aksine,
farklı tatları birbirine karıştırmayı zannediyormusunuz ki sadece yemek yaparken severdi?
zannediyor musunuz ki sadece yemek yaparken tariflere bağlı kalmazdı?
şehrin bütün duvarlarını bir anda havaya uçuracak bir düzenek tasarlıyordu onu son gördüğümde.
ve şehrin bütün zamanlarını bir de.
bildiği bütün renkleri eşit miktarda karıştırsa nasıl bir renk çıkacağını ortaya hep merak ederdi,
ama turuncuyu fazla kaçırmayacağı konusunda kendine bir türlü güvenemezdi.
şehirdeki bütün duyguları, bütün aşkları, bütün ölümleri, bütün uykusuzlukları ve daha nice bütünü ele geçirmek gibi bir hedefi vardı,
sonrasında şehrin en yüksek çatısına çıkıp ‘kapıııış’ diye bağırdıktan sonra hepsini aşağıda toplaşan insancıkların üzerine savuracaktı.
şehrin muhtelif yerlerinde göğe bakma durakları inşa etmek istiyordu yıkacağı duvarların yerine.
durmakla tanımlanmamış duraklar.
ismiyle müsemma olmayan.
ismi geçmişten kalan sevgili bir şiirin hatırı için “durak” olan duraklar.
yalın halinin yalnızlık olduğu sanılan insan türüyle ilgili devasal yanılgıyı ayyuka çıkartmak istiyordu türlü deneylerle.
bu korkunç hatanın farkına varınca tüm şehir,
yapılmış bütün sınavlar iptal olacaktı hesaplarına göre.
yapılmış bütün sınavların iptal edişini izlemek istiyordu keyifle;
bütün aşkların, bütün yalnızlıkların, bütün yalanların iptal edilişini izlemek istiyordu.
tüm isteklerini hiç bir zaman tarihi tarihine kullanılmamış talihsiz ajandasına kaydetmiş gitmeden önce.
kendisi için pişirmemi istediği tavuk suyuna çorbadan bir kaç kaşık anca içmiş.
ajandanın yanında turuncu sönmüş bir balon buldum son olarak.
şimdi hepsini birbirine karıştırmak için nesnelerden renkler çekiyorum bulutlardan başlayarak.
mavinin tadının acı kahve gibi olması şaşırttı beni en çok.
tüm bunları sadece ben şaşırayım diye tasarlamıştı belki de.
bayan sinamekinin yanından gelmişti büyük ihtimalle.
ve gecenin bir yarısı ıssız bir çocuk parkında turunçgil kokusunu almayan kapalı bir kaydırakta yüksek sesle tezer özlü okurken bulmam kuvvetle muhtemeldi ikisini.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder