7 Ağustos 2011 Pazar

ağladım ama o nereden bilecek artık bunu acım azalsın diye yapmadığımı.





ağlamaktan başka bir seçeneğiniz olmadığında size verilmiş bir joker hakkıdır uyku.
su küçüğün der gibi sırasını uykuya verir ölüm her defasında
küçükten büyüğe sıralamalarında hataya düşmezdi eşini geçen yıl bir ikindi vakti kaybeden ali bey kabuslar olmasa.
(kilerli bir zihne taşındı o günden sonra ve ikindi kahvaltılarını bıraktı.
 sıralamalarda hataya düşmeye başladı işte bir de.
ikindi kahvaltılarını bırakmak mı, ikindi vakitlerinde hep uyumak mı baş ağrısı yapıyordu bilinmez)
ali bey'in hikayesini başka bir gün anlatacağım size söz.
ama bugün beni dinleyin ne olur.
dinliyor gibi yapsanız bile olur.
beni uyanık tutmanız gerek.
ömrünüzün sonuna kadar vicdan azabıyla yaşarsınız yoksa
beni uyanık tutmanız gerek!

ağrı kesicilerimi kullanmam öyle pek zorunda kalmadıkça.
babamın tembihlerinden değil de;
bittiklerinde sağlık ocağına gidip yenisini yazdırmaya üşendiğimden işte.
uykularımı da kullanmam öyle pek zorunda kalmadıkça.
olağanüstü hal dönemi uykuları elbette ki bahsettiğim(ali bey'in ikindi uykuları gibi anlıyorsunuz ya)
(demokratik ya da değil bunu sorgulamak zamanı değil şimdi)
kullanmam.
anlayacaklar haksız olmadığımı zamanı geldiğinde.
ben hiç bir zaman bir bilge olmadım oturup iki çift laf etmişliğimizin olmadıklarının zannettiklerinin aksine.
ben haklılığımın anlaşılmasını hiç bir zaman zamana bırakmadım.
hep konuştum, hep yazdım.
bir şey değişmedi çoğu zaman.
bir şey değişmediğini bile bile ben hep anlattım;
ama konuştum, ama yazdım.
zaman hep haddimi bildirdi;
doğru zaman gelmeden ne konuşmalar kar etti, ne yazmalar.
ancak, ancak işte susmalar.
onu da ben yapamadım.
işte, yine aynı şeyi yapacağım:
anlatacağım!
uykularımı ne zaman için ayırdığımı.
sen geleceksin hiç şüphesiz
yazamadığımız, hüzünlü şarkılar dinleyemediğimiz, oturup kadınakıllı hüzünlü bir şiir okuyamadığımız bir zaman gelecek hiç şüphesiz.
ve gün gelecek, sen geldiğin gibi gideceksin (ya da ben bilmiyorum)
sonra hüzünlü şiirler okuduğumuz, hüzünlü şarkılar dinlediğimiz, gözlerimizi korkak alıştırmayıp ve hatta kurutupta kışa sakladığımız bir zaman gelecek.
(hatta laf aramızda hiç kimselere okutmadığımız ağlak aşk şiirleri bile yazdığımız bir zaman olacak bu)
sonra geri döneceğiz aynı anda.
birimizden birinin olduğu yerde kalması gerek buluşabilmemiz için oysa.
bu basit gerçeği idrak etmemizi engelleyecek sonsuz özlememiz.
şiir kitaplarını tarumar edeceğiz sonra hep bütün.
şiir şiir gezeceğiz, kara sular inecek kalbimize.
neyse yine dağıttım konuyu.
joker hakkı diyordum, uyku diyordum;
ölüm her kerresinde küçüğüne öncelik tanıyor diyordum.
eski bir istanbul beyefendisi gibi köklü alışkanlıkları var ölümün diyordum.
diyordum,
hep diyordum da bir türlü haklı çıkamıyordum.
zaman haddimi bildiriyordu her defasında.
bir yandan anlatıyor bir yandan zamanın gelmesini bekliyordum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder