21 Ağustos 2011 Pazar

sevgili elifis,( sen selçukkan amca yerine zaman makinesi ve tıkanmayan fıstıklı çikolata çeşmesinin mucidi hasır şapkalı bay phasilis gadget’in kızı olsaydın adın bu olurdu)

bay gadget phasilis’in kolalı ve papyonlu gömleğinin altına bermuda kapri giyen bir adam olduğu bilgisi de nasıl biri olduğunu merak edenlere gelsin o halde( az sonra bay phasilis’in paint’te çizilmiş temsili bir resmini de koyacağım)

bay phasilis’in minyatür karahindiba ağaçları ve üç bay phasilis büyüklüğünde devasal gemi çiçekleri yetiştirdiği bir tarlası var. (gemi çiçeklerinin temsili resmini de koyacağım az sonra)

az evvel annemin çeyizinden kalma teneke dikiş kutusundan aşırdığım beyaz iplik ( aşırdığım çünkü annem aldığım iğne ve iplikleri yerine koymadığım gerekçesiyle kutusuna dokunmama izin vermiyor) ve saçlarımı kıpkısa kestirmemle emekliye ayrılmış kancalı tokamın kancasını kopartıp kendime işlevsel mi işlevsel bir olta yaptım.

amacım oltayı gökyüzüne sallayıp biraz yıldız tutmaktı. oltayı gökyüzüne nasıl sallarsın demeyeceğini biliyorum ziraaaa yer çekimi kanunlarının tersine işlediği bir dünyada ece ayhan ve momo’ya kapı komşusu olarak yaşadığım bilgisine en birinci üç arkadaşımdan biri olarak elbette ki sahipsin.

tabi bu kez yıldız falan tutamadım zira gökyüzünde tek bir yıldız bile yoktu.

belki bilinçaltım üzerinde biraz araştırma yapılırsa zira demeyi bu kadar çok seviyor olmamın altından her ayın 7sinde ziraat bankasına yatan 240 tl lik öğrenim kredisi çıkabilir.

yıldız tutamamış olmamın benim beceriksizliğimden olduğunu söylemeye kalkanın hiç acımadan gizlice kolasına tükürürüm genşler.

yan tarafımda avlanan başarısız yazar hypollito’nun kovasında da aşıracak bir tek yıldız bulamadım yeağni demek ki neymiiiiş: ADAM OLUN!

neyse bu bahsi kapayalım.

yıldız ziyafeti planlarım suya düşünce babamın muntazam bir şekilde kesip dilimlediği süpersonik kokulu ama tadı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim karpuzla idare etmek zorunda kaldım. karpuzun tadı konusundaki fikirlerimi birileriyle paylaşabildiğim için mutluyum ziraaa babam yaptığı karpuz seçimleri konusunda biraz fazla hassas ve eleştiri kabul etmiyor.

aslına bakılırsa babam genel olarak pek eleştiri kabul etmiyor. aslına bakılırsaa sanırım babalar genel olarak eleştiriyi pek kabul etmiyorlar.

bay phasilis gadget öyle değil ama.

sana kısacaa senin için tutmaya başladığım defterin tarihçesinden bahsetmek isterim elifço.

6. sınıftayken ismi hicazi olan ve ninja kaplumbağalardaki splinter ustaya şaşılacak ölçüde benzeyen bir arkadaşıım ingilizce ödevimi kopyalamak karşılığında bana rüşvet olarak vermişti bu defteri. renkli doğuran silgilerin mucizevi kokusunu 9 senedir muhafaza ediyor olmasıysa onu doğum günü hediyenin bir parçası yaptı. ismi zencefil.

hicaziyle aranda bu defter marifetiyle kurulan mistik bağ evrenin çözülmez gizlerinin çokluğu konusunda sadece beni hayrete düşürdü sanırım.

ankara’ya dönene kadar geçecek 3 haftalık süre zarfı boyunca bu defteri bitirmem gerek.

gördüğümde ya da duyduğumda beni hayrete düşüren ve aaaeeeooooo diye zıplayarak parmakla gösterme gereği duyduğum her türlü şiir, şarkı, nesne ya da olay bu defterin içinde bir şekilde yer alacaak. meselaa üzerinde kırmızı salyangozlar çizili yeşil bir vosvos gördüm. vosvinin(bir vosvosum olursa adını vosvi koymaya 6 yaşımdayken ahdetmiştim) küçük bir parçasını koparıp bu defterin arasına koyacağım.

nasıl olacak o iş, atma recaağyi deme sakın bana.

sen de biliyorsun kii karşında yıldız tutma seferlerinden aasla eli boş dönmeyen(bugünü saymazsak elbet), alt kattaki komşu çocuğunu bir ipin ucuna bağladığı faber kastel silgiyle odasının penceresine tıklatmak suretiyle korkutuup “sen çok büyüksün abla yeaa kırarsın bisikletimi olmaz binemezsin” demesinin intikamını alan turunç saçlı bir kızcağız var.

seni çok seviyorum elifço!

ulamayı ve ketıl demeyi benim kadar çok seviyor olmanın sana olan sevgimle hiç alakası yok desem yalan söylemiş olurum.

şimdilik hoşçakal.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder